NEVŞEHIR - Saadet Partisi Genel Başkani Numan Kurtulmuş, Nevşehir'in Kozakli ilçesinde düzenlenen Il Başkanlari ve Il Müfettişleri Toplantisi'nin basina açik bölümünde yaptiği konuşmada, Türkiye'nin son dönemde sikintili bir süreçten geçtiğini belirterek, CHP ve MHP'nin bütün süreçlere sürekli karşi çiktiğini söyledi. Hiçbir partinin, ''Ben kapilarimi kapattim, diğerleriyle görüşmeyeceğim'' deme lüksüne sahip olmadiğini savunan Kurtulmuş, ''Bizim teklifimiz şudur: Parlamentoda grubu bulunan 4 siyasi partinin genel başkani, memleketin meselesini çözemiyorlarsa, Saadet Partisi ve diğer bütün partilerle birlikte hep beraber Hatay'a, Inegöl'e gidelim ve toplumdaki bu tansiyonu düşürelim, çözüm yolunun ne olduğunu bu millete anlatalim. Eğer bu süreç bir şekilde durdurulamazsa, bu memlekette 30 yildir icrai sanat eyleyen terör siyasetçilerinin ekmeğine yağ sürülmüş olur'' dedi.
Türkiye'de Anayasa değişikliği referandumu sürecinde ''ilave bir kamplaşma süreci yürütüldüğünü'' iddia eden Kurtulmuş, şunlari söyledi:
'' Şimdi şuna inaniyorum. Yapilan bu değişiklikler asla reform niteliğinde yapilmiş değişiklikler değildir. 12 Eylül Anayasasi'nin üzerine yapilmiş yeni bir yamadan ibarettir, büyük bir yamadir. Önümüzdeki parlamentoda Türkiye Cumhuriyeti'nin millet tarafindan yapilan yeni anayasasi, Saadet Partisi öncülüğünde gerçekleştirilecektir. Anayasa değişikliği bizim tekliflerimize göre bazi demokratik açilimlarin sağlandiği ve millet egemenliği lehinde bazi pozitif adimlari içerdiği için bu Anayasa teklifine 'evet' diyeceğiz. Ancak bu evet, başindan beri israrla söylediğimiz şekilde bir Anayasa reformu olduğu için 'evet' değildir. O yönde müspet bir adim olduğu için 12 Eylül 2010'da 'evet' diyeceğiz, 13 Eylül 2010'da 'hayir' diyerek, yeni bir anayasanin kampanyasini yapacağiz.'' ''REFERANDUMA EVET, AKP'YE HAYIR'
Anayasa değişikliği referandumunun farkli değerlendirildiğine vurgu yapan Kurtulmuş, ''Bu referandum, bir hükümet güven oylamasi değildir, hükümetin güven oylamasi haline dönüştürülmemesi gerekir. Iktidara güven oylamasi vermiyoruz. Yapilmiş, kimisine göre doğru, kimisine göre yanliş bir Anayasa değişiklik paketine 'evet' ya da 'hayir' diyeceğiz. Dünyanin sonu değildir. Evet çikarsa da hayir çikarsa da başimizin üstüne... Referanduma 'evet', AKP'ye 'hayir'...'' dedi.
TSK IÇ HIZMET KANUNU'NUN 35. MADDESI
CHP'nin sunduğu teklifin, ''Türkiye'de cumhuriyeti koruma ve kollama görevini TSK'dan bütünüyle almadiğini'' öne süren Kurtulmuş, şunlari kaydetti:
''Koruma ve kollama görevini ülkedeki demokratik çerçevenin içerisinde, yani parlamento devam ederken TSK'ya koruma ve kollama görevi veriyor. Yani CHP demek istiyor ki, '27 Mayis yapmayacaksiniz, 12 Eylül yapmayacaksiniz, açik, net darbe yapmayacaksiniz. Ama postmodern balans ayarlarini yapabilirsiniz. 28 Şubat yapabilirsiniz, 27 Nisan yapabilirsiniz' diyor. Biz ise Saadet Partisi olarak şunu söylüyoruz: Dünyanin hiçbir demokratik ülkesinde bir silahli kuvvetlerin vazifesi, rejimi içeride korumak değildir. Bu ülkede güçlü, yüksek teknoloji savunma imkanina sahip olan en üst seviyede eğitilmiş bir Türk Silahli Kuvvetleri'ne ihtiyaç vardir. Ama bu Türk Silahli Kuvvetleri'nin asla ve asla hiçbir gerekçeyle Türkiye'nin iç politikalarina karişmamasi zorunludur. Bunu sağlamak için de öncelikle Anayasa'daki mantiğin değiştirilmesi ve buna bağli olarak diğer yasal düzenlemelerin yapilmasi gerekir. Dünyanin hiçbir demokratik ülkesinde iç düşman tehdidi üzerinden bir güvenlik sistemi oluşmaz.''
Bu haber 9 kez okundu.